DEÜ’den dayanışma raporu

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve milyonlarca insanı etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. DEÜ Rektörü …

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve milyonlarca insanı etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar’ın imzasıyla paylaşılan açıklamada, felakette hayatını kaybedenler bir kez daha anıldı ve DEÜ’nün aradan geçen sürede ortaya koyduğu sosyal yardım, hizmetler ve gönüllülük çalışmalarına değinildi.

İZMİR (İGFA) – Açıklamada Dokuz Eylül Üniversitesi’nin Türkiye’yi yasa boğan büyük depremlerin hemen ardından tüm birimleriyle hızlıca reaksiyon aldığını ve yaraları biran önce sarmak adına bir kamu üniversitesi sorumluluğuyla harekete geçtiğini ifade eden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “O gün yaşanan felaketin hemen ardından Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, devlet kurumları, belediyeler, üniversiteler, özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların da desteğiyle arama-kurtarma ve sosyal yardım faaliyetlerimize vakit kaybetmeden başladık. Üniversitemiz, afet bölgesine ilk ulaşan ekiplerden biri olmuştu. Bölgeye ilk ulaşan üniversite sağlık ekibi DEÜ’dendi. Bölgedeki ihtiyaçlar belirlendi ve bu yönde çalışmalar hızlıca gerçekleştirildi. DEÜ, örnek dayanışmasını, felaketin üzerinden geçen 1 yıla rağmen gönüllü ordusu ve projeleriyle sürdürmeye kararlılıkla devam etmekte, bölgeye ziyaretlerimiz sürmektedir” dedi.

AFET İLETİŞİM HATTI KURULDU

DEÜ’nün depremin ilk gününden itibaren, afet bölgesinde ikamet eden öğrencilerine, ailelerine ve tüm bölge halkına destek olmaya gayret gösterdiğini belirten Rektör Hotar, “Bu kapsamda Üniversitemiz tarafından depremin ilk günü, öğrencilerimizin 24 saat erişebilecekleri Afet İletişim Hattı kuruldu. Durum ve ihtiyaç tespiti sağlamak üzere 2 bin 700’den fazla öğrenci, Üniversitemiz yetkilileri tarafından tek tek arandı. Ulaşılan öğrencilerimize ve ailelerine, DEÜ Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı gönüllü lisans ve lisansüstü öğrencileri ve öğretim üyelerince psikolojik destek sunuldu” bilgisini paylaştı.  

“MUCİZELERE TANIK OLDUK”

“Bu süreçte mucizelere de tanık olundu. Duyulan her ses, umutların yeşermesini sağladı” diyen Rektör Hotar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enkaz altından onlarca can kurtararak yaşama köprü olan DEÜ gönüllüleri, depremin simge bebeklerinden iki aylık Mehmet Çınar’ı da enkaz altından sağ çıkarmayı başarmıştı. Deprem felaketinin altıncı gününde, enkaz altından kurtarılan 40 günlük bebeğe ilk müdahaleyi Hatay’da bulunan DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesi’nden Prof. Dr. Murat Duman ve ekibi gerçekleştirdi. Depremin 150’nci saatinde enkaz altından çıkarılan 9 yaşındaki Ömer ve annesine de yine ilk müdahaleyi DEÜ sağlık ekibi yaptı.”

DEPREM BÖLGESİNE ALTINCI ZİYARET

DEÜ eliyle bölgede gerçekleştirilen sosyal sorumluluk ve destek projelerini koordine görevini üstlenen Rektör Prof. Dr. Nükhet Hotar, bugüne dek depremden etkilenen şehirleri, beraberindeki DEÜ’lü bilim insanları ve DEÜ Üst Yönetiminin katılımıyla altı kez ziyaret etti. Rektör Hotar, “Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, Kahramanmaraş depremlerinde üstlendiğimiz tarihi sorumluluk ve kurduğumuz dayanışmayı sağlam temellere oturtmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 120’den fazla gönüllü ekibimizle bölgede kesintisiz sürdürdüğümüz desteğimizi bundan sonra da sürdürmeye devam edeceğiz. Devletimizin öncülüğünde bölgedeki hizmet üslerimizi ziyaretlerimizi sürdürüyor, vatandaşlarımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz. Gelen talepleri not ediyor, imkanlarımız kapsamında ihtiyaçların teminine zaman kaybeden başlıyoruz” ifadesinde bulundu.

 

DEÜ MUTFAKLARI DEPREMZEDELERİN YANINDA

Deprem bölgesinde DEÜ’nün sunduğu hizmetleri anlatan Rektör Hotar, “Depremin ilk gününden itibaren, Tınaztepe Yerleşkemizde bulunan yemekhanemizde, DEÜ mensuplarımız ve İzmir Aşçılar Derneği üyeleriyle Türk Kızılayı tarafından tedarik edilen malzemeler kullanılarak yemekler hazırlandı. Hazırlanan bu gıdalar deprem bölgesindeki vatandaşlara ulaştırıldı. Öte yandan, DEÜ Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu akademisyenleri ve öğrencilerimiz tarafından hazırlanan mutfak üniteleri, bölgede çeşitli konteyner kentlere yerleştirildi. Özel beslenme gereksinimi olan bireylerin ihtiyaçlarına da uygun olarak tasarlanan mutfak ünitesi ile depremden etkilenen vatandaşlarımızın mutfak ihtiyaçlarına yönelik yerinde hizmet sunuldu” açıklamasını yaptı.

DEÜ’NÜN DEPREM RAPORLARI KAMUOYUYLA PAYLAŞILDI

Rektör Hotar, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Deprem araştırmalarında Türkiye’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olan DEÜ, Kahramanmaraş merkezli 7.7. ve 7.6 büyüklüğündeki depremlere yönelik yayımladığı bilimsel araştırma raporları ile kamuoyunu da bilgilendirdi. Kahramanmaraş depremlerinde meydana gelen ana şokların konumu ile ana neotektonik yapılar üzerindeki dağılımı, ana şok ve artçı depremlerin faylar üzerinde gösterimi, Türkiye ve yakın çevresindeki ana neotektonik yapıları gösteren bölgesel haritalar ve depremlere ilişkin sismotektonik ve sismogravitasyonel yapılar ile birçok araştırma içeriğinin paylaşıldığı raporlar, Üniversitenin resmi internet sitesinden de yayımlandı.

SEFERİHİSAR SOSYAL TESİSLERİ AİLELERE KAPILARINI AÇTI

Dokuz Eylül Üniversitesi, bölgedeki öğrencileri ve aileleri başta olmak üzere; depremden etkilenen vatandaşlarımızın barınma ihtiyacını karşılamak için Seferihisar Öğrenci Eğitim ve Dinlenme Tesisi’nin kapılarını açtı. Seferihisar’daki tesislerde konaklayanlar için DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesi sağlık ekipleri de seferber edilerek, tesislerde düzenli sağlık kontrolleri gerçekleştirildi. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi öğretim elemanları ve öğrencileri tarafından depremzedelere fizik tedavi uygulanırken, Diş Hekimliği Fakültesi ile Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi öğretim elemanları tarafından belirli aralıklarla ağız ve diş sağlığına yönelik hizmetler verildi. Öte yandan afetzedelerin sağlığını temelden etkileyen tüm değişken faktörleri en aza indirgemek için mikrobiyota analizleri yapıldı.

ÇOCUKLAR İÇİN KREŞ HİZMETİ

DEÜ, Seferihisar Öğrenci Eğitim ve Dinlenme Tesisi’nde konaklayan ailelerin çocuklarını da unutmadı. Okul öncesi çağındaki çocuklar için açılan kreşte, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler tarafından eğitim faaliyetleri yürütüldü. Tesiste konaklayan çocukların sosyal ve psikolojik gelişimini desteklemek üzere DEÜ Buca Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümü gönüllü lisansüstü öğrencileri yaratıcı drama atölyeleri oluşturdu. Çocukların ve ailelerinin psikolojik sağlamlığını artırmak amacıyla Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü öğretim üyeleri ile gönüllü lisans ve lisansüstü öğrencileri, psikolojik danışmanlık hizmeti verdi.

ATIK YÖNETİMİ VE YAPI STOĞU ARAŞTIRILDI

Araştırma Üniversitesi misyonu kapsamında DEÜ, depremin ardında bıraktığı atık yığını, yüzey ve yeraltı suyu kaynaklarının kirlenmesi gibi sorunlara bilimsel araştırmalar ışığında çözümler üretebilmek adına birtakım araştırmalar gerçekleştirildi. TÜBİTAK 1002-C ‘Doğal Afetler Odaklı Saha Çalışması Acil Destek Programı’ tarafından desteklenen ‘Deprem Bölgesinde Oluşan Atıkların Yönetimi: Atık Envanteri, Atık Karakterizasyonu ve Atık Yönetim Uygulamaları’ ile ‘Gaziantep ve İlçelerinde Yüzey Suyu ve Yeraltı Suyu Kaynaklarının Kullanılabilirliğinin İnsan Sağlığı Açısından İncelenmesi’ projeleri kapsamında; depolama sahaları için yer seçimi, alınan farklı atık örneklerinde tehlikelilik özelliklerinin belirlenmesi, deprem bölgesinde ortaya çıkan özellikle tıbbi ve endüstriyel atıkların yönetimi gibi konularda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. DEÜ’den bölgeye ulaşan öğretim elemanları, bölgedeki mevcut yapı stokunun değerlendirilmesi ve risklerin belirlenmesine katkı sunmak için de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iş birliği yaparak, binaların hasar tespitlerine yönelik çalışmalara katıldılar. Bu kapsamda, 26 kişilik DEÜ ekibimiz, Gaziantep’teki 7 bin 602 yapının kontrolünü gerçekleştirdi.

MOBİL İÇME SUYU TESİSLERİ

DEÜ, yaşanan felaketin tesiriyle ilk etapta ve acil hizmet olarak sunduğu yardımın sürekliliğinin de sağlanmasını gözeterek, kalıcı çözümlere odaklanmayı benimsedi. Çevre Mühendisliği Bölümümüz öğretim üyelerinin projelendirdiği ileri arıtım teknikleriyle su arıtımı yapan, ihtiyaca göre günlük 10 ton ile 150 ton arasında değişen üretim kapasitesine sahip 7 adet su arıtma tesisi, bu vizyonla kuruldu. Su kaynaklı salgın hastalıkların önlenmesinde etkili olan içme suyu arıtma tesisleri, deprem bölgesinde birçok yerleşkeye katkı sağladı. DEÜ’nün su arıtma sistemleri, beslenecek suyun özelliklerine uygun olarak ön filtrasyon işlemleri, ultrafiltrasyon veya ters ozmos, dezenfeksiyon gibi üniteleri içeren farklı konfigürasyonlarda tasarlandı. İyi kalitede su üretimi ile konteyner kent sakinlerine içme suyu sağlandı. DEÜ’nün imkânları ile Adıyaman, Malatya ve Hatay’da farklı arıtma konfigürasyonları ve arıtım kapasitelerine sahip olan su arıtma ünitelerinde üretilen suların içme suyu kriterlerine uygunluk analizi düzenli olarak yapılıyor.

KONTEYNER ÜNİTELER ÜRETİLDİ

Dokuz Eylül Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Teknik Atölyeler Şube Müdürlüğümüz tarafından bugüne kadar toplam 8 konteyner üretildi. Halen deprem bölgesinde; derslik, mutfak ve fizik tedavi ünitesi gibi amaçlarla kullanılmaya devam edilen bu birimler; mekânsal kalitesi, yalıtımlı panelleri, sökülüp takılır niteliği, kalifiye işçilik gerektirmeden kolayca kurulma özelliğiyle öne çıkıyor. Yine DEÜ Mimarlık Fakültesi tarafından tasarlanan Afet Sonrası Hızlı Kurulabilir Yaşam Ünitesi, Üniversitenin öz kaynaklarıyla toplam 18 adet üretilerek; Hatay’ın Kırıkhan ilçesine gönderildi. Üniteler burada, ‘Dokuz Eylül Çarşı Yaşam Alanı’nı oluşturdu. Deprem sonrası hayatın normal akışına dönmesini kolaylaştıracak adımlardan biri olarak görülen bu konteynerler, bölge halkının kalkınması açısından da büyük önem arz ediyor.

400’ÜN ÜZERİNDE SAĞLIK ELEMANI SAHADAYDI

Deprem sonrası yaşanan travma bölgede pek çok sıkıntıyı da beraberinde getirdi. Depremlerden hastanelerin de zarar görmesi, sağlık alanında da ciddi bir sorun teşkil etti. Topluma hizmet anlayışı ile hareket eden Dokuz Eylül Araştırma Üniversitesi, devletin sunduğu imkânlar çerçevesinde bu alandaki açığı da kapatmak için seferber oldu. Toplamda 400’ün üzerinde DEÜ’lü gönüllü öğrenci ve akademik personel, aktif olarak sahada sağlık taramaları gerçekleştirdi. Taramalar sonucunda teşhis edilen hastaların tedavi süreçleri programlandı ve tedavilerine başlandı.

FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON HİZMETLERİ

Dokuz Eylül Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi öğretim elemanları ve öğrencileri tarafından, Kırıkhan ve Sultanbeyli konteyner kentte kas hastalığı olan, uzuv kaybı olan (ampute), serebral palsy hastası çocuklar ve çeşitli engellilik derecesine sahip özel gereksinimli vatandaşlarımız için sağlık danışmanlığı ve fizyoterapi hizmeti verildi. Vatandaşların ihtiyacına göre DEÜ tarafından tekerlekli sandalye, yürüteç gibi bazı yardımcı malzemeler de tedarik edildi.

MANEVİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ

Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültemiz tarafından Adıyaman ve Malatya’da manevi danışmanlık çalışmaları da yürütüldü. Vatandaşların deprem sırasında ve sonrasında yaşadıklarını dinleyen Fakülte yetkilileri, ‘dinlemenin iyileştirici gücü’ ile kayıpların acısını paylaşmak, hatıraları anlatma ihtiyacını gidermek, yeniden hayata tutundurmak ve yeni duruma uyum sağlamak üzere manevi desteklerini sundular. Bu kapsamda yetkililer, yaklaşık 3500-4000 insanı dinlediler. Sürecin iyileştirici gücüne ilişkin olumlu dönüşler aldıklarını belirten yetkililer, manevi danışmanlık ve rehberliğin bu gibi kriz anlarında insanın yeniden anlam arayışına büyük katkı sağladığı gözlemlediklerini belirttiler.

BÖLGEDE UMUDA YOLCULUK: ‘HEPİMİZ ÇOCUKTUK’ PROJESİ

Sosyal sorumluluk alanındaki faaliyetleriyle Türkiye’deki yükseköğretim kurumları arasında bu alanda en fazla proje üreten üniversitelerden birisi olan DEÜ, depremden etkilenen çocukları da yalnız bırakmadı. DEÜ, tamamen gönüllülerden oluşan ‘Hepimiz Çocuktuk’ adlı projesiyle, bölgede çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimini destekleyecek eğitsel faaliyetlere imza attı; miniklerin yanında yer alıp gelişimlerine katkı sundu. Bu faaliyet, 8 Mart 2023 tarihinden itibaren Adıyaman 7. Çadır Kent ve Adıyaman Konteyner Kent No:1’de başlatıldı ve halen DEÜ’nün gönüllü öğrencileri, akademisyen ve idari personelinden oluşan destek ekibi, bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Öte yandan Haziran ayının başından itibaren Adıyaman ve Malatya bölgelerinde devam eden saha çalışmalarında, DEÜ Buca Eğitim Fakültesi, DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi, DEÜ İlahiyat Fakültesi başta olmak üzere DEÜ bünyesindeki farklı fakültelerden ve meslek yüksekokullarından 700 kadar gönüllü, katkılarıyla dayanışmayı büyüttü.

ÇOCUKLAR İÇİN ATÖLYELER KURULDU

Afet sonrası travma yaşayan çocukların duygularını daha iyi ifade edebilmeleri için sanatın iyileştirici özelliğini temel alan DEÜ’lü uzmanlar tarafından çeşitli atölyeler de kuruldu. Uzmanlarca hazırlanan ve uygulanan resim, müzik, dans, şiir, drama, masal, seramik ve kil atölyeleri ile çocukların ihtiyaçlarına yönelik tasarlanan oyun atölyeleri, miniklerden yoğun ilgi gördü.

UZAKTAN EĞİTİM PROJESİ

Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi akademik personeli ve öğrencileri, sınavlara hazırlanan ortaokul ve lise öğrencilerini de unutmadı. Uzaktan eğitim yoluyla öğrencilere birçok branşta özel dersler verilerek, öğrencilerin sınavlara iyi bir şekilde hazırlanabilmeleri hedeflendi. Deprem nedeniyle sınav hazırlık kitaplarına ulaşmakta sorun yaşayan çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarını gidermek amacıyla da DEÜ Çocuk Hakları Topluluğu aracılığıyla sınavlara hazırlık kitapları ve çeşitli dökümanlar sahiplerine ulaştırıldı.

FİLM/ ANİMASYON GÖSTERİMLERİ

DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından hazırlanan film seçkileriyle, depremden etkilenen vatandaşların sosyal yaşama yeniden adapte olabilmeleri için adımlar atıldı ve bu yönde film gösterimleri gerçekleştirildi. Farklı yaş gruplarından insanları bir araya getiren gösterimlerde, bölge halkının ortak bir deneyim yaşaması sağlanırken, dayanışma ve birliktelik duyguları pekiştirildi.

HAYVAN SAĞLIĞI HİZMETLERİ

Dokuz Eylül Üniversitesi Veteriner Fakültesi yetkilileri tarafından deprem bölgelerinde yürütülen hayvancılığa destek projesi kapsamında, hayvancılık işletmelerinin ve yetiştiricilerinin ihtiyaçları, mevsimsel ve salgın hastalık şüpheleri, hayvan barınakları hakkında incelemeler gerçekleştirildi. Tespit edilen SAT-2 tipi şap virüsü ile ilgili alınacak önlemler başta olmak üzere, ihtiyaç duyulan yerlerde genel muayene, teşhis ve tedaviler yapıldı; işletmelerde görülebilecek mevsimsel hastalıklara karşı önlemlerin alınması sağlandı.

YENİDEN VE YERİNDE KALKINMA PROJESİ

Deprem felaketi sonrası bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasını desteklemeye devam etmek üzere Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından, “Yeniden ve Yerinde Kalkınma” projesi hayata geçirildi. DEÜ, bu kapsamda Elbistan Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerinin ürettiği el emeği ürünleri, İzmir’deki yerleşkelerinde farklı noktalarda satışa sundu. Elde edilen gelirin tamamı, depremzede üreticilere aktarıldı.

DEÜ MALATYA HATIRA ORMANI

Sahip olduğu yeşil alan ve çevre dostu projeleriyle de dikkat çeken DEÜ, depremden etkilenen bölgelerde vatandaşların moralini artırmak ve dayanışma ruhunu öne çıkarmak için Malatya ilinde bir hatıra ormanı oluşturdu. Orman Genel Müdürlüğünün desteğiyle 65 bin ağaçtan oluşması hedeflenen DEÜ Malatya Hatıra Ormanı, Türkiye’nin ağaçlandırma faaliyetlerine katkı sunmak ve gelecek kuşaklara ilham oluşturacak çevreci girişimlere anlamlı bir örnek oluşturdu.

ASRIN FELAKETİNDE ASRIN DAYANIŞMASI BELGESELLERİ

Türkiye’yi yasa boğan deprem felaketinin ardından yaşanan süreci ve Dokuz Eylül Üniversitesinin bölgede yürüttüğü faaliyetleri konu alan “Asrın Felaketinde Asrın Dayanışması” adlı belgesel, DEÜ Rektörlüğünün himayelerinde, DEÜ Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü bünyesindeki İç Yapımlar tarafından hazırlanmıştı. Felaketin yıldönümü nedeniyle yeniden kolları sıvayan DEÜ, eğitimden sağlığa, gıdadan barınmaya, deprem araştırmalarından psiko-sosyal destek hizmetlerine kadar farklı alanlardaki yardım faaliyetlerini ve bölgeyi kalkındırmaya yönelik çalışmalarını konu alan ikinci belgesel çalışması olan ‘Asrın Felaketinde Asrın Dayanışması – İkinci Kısım’ yapımını da kamuoyuyla paylaştı. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlara ve DEÜ fertlerinin anısına ithaf edilen belgeseller, DEÜ’nün resmi internet sayfasından ve YouTube’daki ‘DEUwebtv’ üzerinden izlenebiliyor.

MALATYA’DA MESCİT HİZMETİ

Büyük felaketin hemen ardından çeşitli sosyal yardım ve destek faaliyetlerini depremden etkilenen şehirlere ulaştıran Üniversitemiz, bölgeden gelen talepler doğrultusunda ihtiyaçlara cevap vermeyi de sürdürüyor. DEÜ bu kez, depremin en çok etkilediği illerden birisi olan Malatya’da konteyner mescit kurulumu yaptı. Malet-2 Konteyner Kentte kazandırılan 180 metrekarelik mescit hizmeti, yalnızca mescit olarak değil; acil durumlarda konaklama amaçlı da kullanılabilecek. Bölgemize hayırlı olsun.

DEPREM BÖLGESİNDE 2 BİN DEÜ GÖNÜLLÜSÜ YER ALDI

Dünyada örneğine az rastlanan türden meydana gelen depremler neticesinde yüzleştiğimiz gerçeklik, bizleri korkunç bir tabloyla da karşı karşıya bıraktı. Felaketler karşısında tek yürek olmayı ve birbirine kenetlenmeyi iyi başaran Türk halkı, afetin yaralarını sarmak üzere vakit kaybetmeden destansı bir dayanışma örneği ortaya koydu. Dokuz Eylül Üniversitesi ise depremin ilk gününden itibaren kaynaklarını, Rektörlüğümüz öncülüğünde, Üst yönetiminden akademik ve idari personeline, öğrencilerine, idari kadrosuna ve mezunlarına kadar bölgede aktif olarak yer aldı. Halen bölgede destek faaliyetlerini yürüten DEÜ camiası, bugüne kadar 2 binin üzerinde gönüllüsüyle bölgenin ihtiyaçlarını karşılamaya, sorunlarını çözmeye devam etmektedir. Felaketin yıldönümünde, depremde kaybettiğimiz DEÜ fertlerini ve tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor; benzer acıların yeniden yaşanmaması için Dokuz Eylül Üniversitesi olarak araştırma faaliyetlerimize devam ettiğimizi belirtmek istiyoruz.”